Yapay Diller

Yapay Diller Hakkında Neler Biliyorsunuz?

Yapay dil, belli bir amaç doğrultusunda o dili oluşturan kişi ya da komisyonun adı bilinen, grameri tarihin akışı içerisinde insanların günlük kabulleri ya da yönelimleriyle evrilmemiş, tamamen insan eliyle yapılandırılmış olan dillere denir.  Bunu dışında bazı fantastik, bilim-kurgu eserlerinde de yazarlar tarafından oluşturulmuş ve kurgu içerisine başarılı bir şekilde yerleştirilmiş diller de bu gruba dahil edilir. İşte bu dillerden bazıları..

En Güncel ve Yaygın Yapay Dil Esperanto:

1887 yılında Polon göz doktoru Ludwik Łejzer Zamenhof tarafından icat edilen ve dünya üzerindeki en yaygın ve kullanışlı yapay dil olan Esperanto uluslararası iletişim için oluşturulmuştur. Son derece basit bir sisteme sahip olan ve özellikle İspanyolca, Portekizce, Almanca, İngilizce, Fransızcanın etkisini gördüğümüz bu dilde toplam 28 harf vardır. Esperanto kelimesi ise Fransızcadaki -umut etmek anlamına gelen- “esperer” kelimesinden türetilmiştir. Ortalama 1,5 milyon kişinin ise bu dili konuşabildiği düşünülmektedir.

Dünyanın İlk Yapay Dili Bâleybelen:

Dilsizlere dil veren anlamına gelen Bâleybelen Muhyi-i Gülşeni tarafından 1574 yılında kurgulanmıştır. Gülşeni’nin amacı gizli bilgileri halktan saklamak ve Osmanlı’da ortak kültür dili yaratmaktır. O dönemde çok fazla eleştir almasına rağmen yaratıcısı bu dilde toplamda 200 eser vermiştir. Ölümünün ardından öğrencileri bu çalışmayı deva ettirmek istese de günümüze bu dilde yazılmış çok az eser gelmiştir.

Rousseau bu dilde yazılmış bir kitapla karşılaşır ve Osmanlı tarihçisi Hammer’e danışır. Ardından kitap doğu dilleri uzmanı Sylvesrte Sacy’e ulaştırılır. Uzun yıllar süren çalışmaların ardından dahi kitabın sırları çözülemez.

Bâleybelen ile ilgili ilk bilimsel araştırma ise 1966’da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden Mithat Sertoğlu’nun “İlk Milletlerarası Dili Bir Türk İcat Etmişti” başlıklı makalesidir. Bâleybelen şifrelerini ilk çözen ise beş yıllık araştırma sonucu dilbilimci Mustafa Koç olur.

Volapük:

Bu sefer takvimler 1879 yılını göstermektedir ve Alman Papaz Johann Martin Schleyer tarafından Volapük adı verilen bir yapay dil oluşturulur. Ağırlıklı olarak kökenleri İngilizce ve Romenceye dayanan sözcüklerden oluşan bu dil büyük bir ilgiyle karşılanmıştır ve geniş bir alana yayılmıştır. Dil bilgisi kuralları oldukça karmaşık olan Volapük dili binlerce kişi tarafından öğrenilmiştir. Hatta kurultaylar toplanmış, dergiler yayınlanmış, dilbilgisi kitapları dahi hazırlanmıştır. Fakat Esperantonun popülaritesi ardından kalmaktan kurtulamamıştır.

Yeni Bir Esperanto Yorumu İdo:

1907’de Uniono por la Linguo Internaciona Ido (uluslararası dil İdo birleşmesi)’nin icat ettiği dil anadilleri farklı insanlar arasında iletişim kurulabilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Aslında Esperanto üzerinde birtakım değişiklikler yapılmasını isteyen reformcu bir yaklaşım da oluşmasında etkili olmuştur. Dolayısıyla Esperanto ile benzerlikler gösteri ve bu sebeple bu iki dilden herhangi birini konuşabilen bir kişinin diğerini kolaylıkla öğrenebileceği söylenir.

 

Orta Dünya Dili Elfçe:

Dünyaca ünlü dilbilimci John Ronald Reuel Tolkien tarafından oluşturulan ve Elf ırkının dili olarak yazdığı tüm kitaplarda geçen Elfçe 25 bine ulaşan kelime sayısı ve dilbilgisi kuralları ile en gelişmiş kurgusal dillerdendir. Hatta Tolkien’in 17 yaşındayken Esperanto dilinde yazdığı günlüğünden onun yapay dillere olan merakını gözlemleyebiliyoruz. Hiç kimse uzun süre sohbet edecek kadar akıcı bir Elfçe’ye sahip değildir. Çünkü Tolkien dil yaratmanın sadece  estetik yanıyla ve bu dilleri hikayelerinde kullanmakla ilgileniyordu. Bu yüzden Elfçe yazılı bir dil olarak varlığını sürdürüyor.

Tolkien yalnızca Quenya, Sindarin, Telerin, diğer Elf Dilleri, Cüce ve İnsan Dilleri’ni yaratmamıştır. Bunların hepsinin nasıl ortak köklerden geldiğini, zaman içinde nasıl değişip kendi kurallarına ve tatlarına sahip olduğunu ve sonradan nasıl diğer dillerden sözcükler girdiğini anlatan bir tarih icat etmiştir.

Add Comment