İngilizce Öğrenme

İngilizce Öğrenme Algıları

İngilizce öğrenme öğrencilerin yabancı dile bakışları; İngilizce öğrenme istekleri, amaçları, ihtiyaçları, önyargıları ve İngilizce öğrenme ortamlarıyla oldukça yakından ilişkilidir.

İngilizce Öğrenme Motivasyonu

Günümüzde İngilizce öğrenmede karşılaşılan en önemli sorunlardan birinin motivasyon eksikliği olduğu yapılan akademik araştırmalarda ortaya konulmuştur. Dolayısıyla öğrencilerin yabancı dil algıları, tutumları, inançları, yabancı dile bakış açıları ve motivasyonları arasında bir ilişki olduğu düşünülmektedir. Bu çerçevede bir devlet üniversitesinin farklı lisans programlarında hazırlık ve birinci sınıflarında öğrenim gören toplam 200 öğrenci ile yapılan bir akademik çalışmada üniversite öğrencilerinin Türkiye’de yabancı dile bakış açılarının ortaya çıkarılması hedeflenmiştir.

Günümüzde sanayi, ekonomi, kültür, siyasi gibi alanlardaki gelişmelerin beraberinde getirdiği bilgi paylaşımı ihtiyacındaki artışa paralel olarak İngilizce bilmek son derece önemli hâle gelmiştir. Bu nedenle İngilizce öğrenme tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de üzerinde çokça durulan, kamuoyunda sıkça tartışma konusu olan ve üzerinde çokça bilimsel araştırma yapılan bir alan haline gelmiştir.

Türkiye’de İngilizce öğretimi 1997 yılında ilkokul 4. sınıftan, 2012 yılında ise ilkokul 2. sınıftan başlatılıp ortaokul, lise ve üniversite eğitimi boyunca devam ettirilmiştir. İngilizcenin yanında, kısıtlı da olsa, Almanca ve Fransızca başta olmak üzere, okulların özelliğine ve niteliğine bağlı olarak, farklı yabancı dillerin eğitimleri verilmeye çalışılmaktadır. Ancak verilen yabancı dil eğitiminin niteliği, İngilizce öğrenme süreçleri ve sonuçta varılan düşük yabancı dil yeterliliğinin nedenleri hemen hemen herkes tarafından sorgulanmış ama net cevaplar ortaya konulamamıştır. İlkokul, ortaokul ve lise düzeyinde verilen yaklaşık 1400 saatlik İngilizce eğitiminden sonra öğrencilerin %90’ının hâlâ başlangıç seviyesinde kaldığı belirtilmektedir (Paker, 2012).

İngilizce Öğrenmek İçin Akademik Öneriler

İngilizce eğitiminde oluşan bu olumsuz durumlar üzerine birçok araştırma yapılmış ve çeşitli çözüm önerileri de ortaya koyulmuştur. Örneğin, Demirpolat (2015) İngilizce eğitimindeki temel sorunları; İngilizce öğretmenlerinin hizmet öncesi eğitimleriyle ilgili sorunlar, istihdam edilme biçimleriyle ilgili sorunlar, fiziksel şartlarla ilgili sorunlar, İngilizce eğitim materyalleriyle ilgili sorunlar, İngilizce öğretim yöntemleriyle ilgili sorunlar, yönetim ve denetimle ilgili sorunlar şeklinde başlıklar altında toplamış ve çeşitli çözüm önerilerinde bulunmuştur. Yabancı dil eğitiminde sorunlar ve çözüm önerilerine yönelik yapılan çalışmalar (Acat & Demiral, 2002; Arslan & Akbarov, 2010; Bayraktaroğlu, 2012; Bayyurt, 2012; Çimen, 2017; Can & Işık Can, 2014; Haznedar, 2004, 2010; Işık, 2008; Kızıldağ 2009; Suna & Durmuşçelebi, 2013; Ünal & İlhan, 2017) genellikle motivasyon, yöntem, müfredat, dil politikası, planlama, fiziksel ortam, öğretmen eğitimi gibi kavramlara vurgu yapmıştır.

Klasik İngilizce Öğrenme Yöntemleri ve Sonuçları

Türkiye’de İngilizce öğrenenlerin yabancı dil ile ilgili algı ve bakış açılarını araştıran farklı çalışmalar yapılmıştır. Örneğin, Baştürk (2012) Balıkesir ilinde lise ve üniversite öğrencilerinin yabancı dil algılarını karşılaştırmalı olarak incelemiş ve öğrencilerin İngilizce öğrenmeye karşı olumlu tutumlarının olduğu ancak süreç sonundaki algılarının olumsuz olduğu sonucuna varmıştır.

Baştürk (2012) araştırma sonucunda İngilizce öğretiminde parçalı dil anlayışının devam ettiğini vurgulayarak şu şekilde bir çıkarım yapmıştır: ‘Öğrenilmiş ve öğretilmiş bu anlayıştan “sistemik dil öğrenme” anlayışına geçilmesine ve dil öğrenmede paradigma değişikliğine gereksinim duyulmaktadır.

İngilizce öğrenme süreci ve temel dil becerilerine yönelik bakış açısına ilişkin olarak, akademik çalışmaya katılan öğrenciler arasında yapılan ankette, konuşma becerisinde zorluk çektiğini beyan eden öğrenci oranı % 65 olup yazma (% 32) ve anlamada (% 19,5) zorluk çektiğini beyan eden öğrencilerden bir hayli fazladır. Bu da malumun ilamı niteliğinde bir doğrulama olup Türkiye’de yabancı dili üretme noktasındaki sıkıntıların bir yansımasıdır. Türkiye’de İngilizce konuşma ve yazma gibi üretimsel becerilerdeki sorun katılımcılar tarafından da teyit edilmiştir. İngilizce hakkında bir klişe haline gelmiş “Anlıyorum
ama konuşamıyorum
” ifadesi de yabancı dili anlamada güçlük çekmeye ilişkin maddeye verilen % 58’lik katılmama oranıyla bir kez daha doğrulanmıştır.

Türkçe’nin İngilizce Öğrenmeye Etkisi

Akademik araştırmanın bir başka boyutunu oluşturan İngilizce öğreniminde Türkçenin etkisine yönelik yapılan çalışmada, yabancı dil öğrenirken Türkçeden yararlandıklarını beyan eden öğrencilerin oranı % 76,5’tir. Bu görüşe katılmayanların oranı ise % 13’tür.

İlkokuldan başlayarak lise mezuniyetine kadar yaklaşık 1400 saatlik İngilizce eğitiminden sonra öğrencilerin %90’ının hâlâ başlangıç seviyesinde İngilizce bildiği düşünüldüğünde yabancı dil eğitiminin Türkçe destekli olmasının fayda sağlamadığı görülmektedir.

Berlitz’in İngilizce Öğrenme Çözümü

Akademik çalışmaya katılan öğrencilerin %86’sı “İngilizce yurt dışında öğrenilir” görüşünü savunmuşlardır. Lakin yurt dışında İngilizce öğrenmek için para ve paradan daha önemli olarak zaman ayırmak gerekir. İşte bu noktada Berlitz çözümü devreye girmektedir.

Berlitz, olumsuz algı ve bakış açısı geliştirilen konuşma becerilerine özel önem veren ve İngilizce konuşma becerisine ilişkin önyargı ve olumsuz algıyı en aza indiren sistematik bir metoda sahiptir. Bu metodu ilk bulan ve günümüzde en iyi uygulayan dil okulu Berlitz Dil Okullarıdır. Berlitz, öğrencilerinin yurt dışında İngilizce eğitimine en kayın deneyimi oldukları yerde sağlamaya çalışmaktadır.

Bu nedenle Berlitz, başarı oranı diğer dil okullarına göre daha yüksek olan bir dil okuludur. Berlitz eğitimlerinin başarısı konusunda yapılan birçok akademik çalışma bu iddiayı desteklemektedir. Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) ile Berlitz arasında yapılan anlaşmaya göre Berlitz, 2013 yılından bu yana binlerce WHO çalışanına yabancı dil eğitimi vermiştir. Dünya Sağlık Örgütünün yabancı dil eğitimleri hakkında kendi yaptığı araştırma sonuçları Berlitz Metodunun başarısını göstermektedir. Dünya Sağlık Örgütü raporuna aşağıdaki butona tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Yabancı Dil Eğitimi Başvuru Formu

Yabancı dil kursları hakkında detaylı bilgi almak için lütfen başvuru formunu doldurunuz.

"Gönder" butonuna tıklayarak KVKK Aydınlatma ve Açık Rıza Metnini onaylamış sayılırsınız.

Yorum yapın